arama

Theon You’re a Good Man

theon-greyjoy-theon-youre-a-good-man
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • tuyann tuyann

Theon You’re a Good Man | Theon Greyjoy Kimdir? Reek vs Theon

Theon Greyjoy İyi Adam mı?

Nasıl Bilirdiniz?

Game of Thrones artık birçok insanın kalbinde yer edinmiş bir dizi haline geldi. Özellikle son sezonuyla bir fenomen olan dizi, finalinden sonra bile hala izlenmekte. HBO’nun bu başarı hikayesi elbette bununla kalmayacak. Game of Thrones spin-off dizileriyle bizi Westeros’a götürmeye devam edecek. Dizinin kitabının yaratıcı George R.R Martin, şu an son kitabın üzerine epey yoğunlaşmış durumda. Biz bu yazımızda Game of Thrones dizisinin en sevilen ve en nefret edilen adamı, Theon Greyjoy’u ele alacağız.

NOT: Yazımız Spoiler içermektedir ve sadece Game of Thrones dizisine göre hazırlanmıştır. Kitaplarla ilgili herhangi bir içerik yoktur.

Theon Greyjoy – Stark mı?

Dizinin ilk sezonuyla karşımıza çıkan Theon Greyjoy, Stark’ların bir nevi beslemesi sayılır. Stark hanesi onu babasına karşı rehin tutmak amacıyla ufacıkken alıyor. Ancak Ned Stark, diyarın en onurlu ve dürüst adamı olduğu için bu rehineyi adeta kendi oğullarından biriymiş gibi yetiştiriyor. Kış yarından kanı bozuk adam çıkmaz! Biz öyle sanıyorduk!Yine de bir nevi doğru sayılır. Ancak Greyjoy’un yapacakları kanımızı donduracak olsa da onun iyi bir adam olduğunu, Bran Stark gibi biz de biliyoruz.

Bir tarafta kendini dışlanmış hisseden, Ned Stark’ın piçi olarak bilinen Jon Snow varken, esir olarak gelmiş Theon Greyjoy’un kendisini tam anlamıyla Stark olarak görmesi beklenemez. Winterfell onun gerçekten evi olabilir mi? Bunları değerlendirip Theon karakterinin yaşadığı gelişimi aktaracağız.

theon robb stark

Dizinin ilk sezonunda Theon ne aşırı saygın ne de şamar oğlanı konumunda. En azından başlangıçta verilen bu. Jon Snow ile bile dalga geçtiğini görüyoruz. Robb Stark’a oldukça yakın. Ancak Robb, aralarındaki bütün samimiyete rağmen basit hatalarını bile Theon’a sertçe belirtiyor. Yani, “ sen yerini yine de bil.” Diyor, her seferinde bu ona hatırlatılıyor. Theon başlangıçta oldukça serseri bir yapıya sahip. Egoist, kibirli hırslı ve küstah bir adam. Bütün bunlara rağmen Robb Stark’ın Kuzeydeki Kral olmasını desteklemişti. O an ona bir soru sormuştu, “Kardeşin miyim?” Robb Stark, buna evet cevabını vermişti. Theon Greyjoy aslında bir Stark sayılırdı ancak bazı nedenlerden dolayı kendisini tam olarak bu haneye ait hissedemiyordu. Eninde sonunda yeri hatırlatılıyor, bu nedenle tam olarak Stark adıyla bütünleşemiyordu.

theon winterfell

Theon, Robb’a bu soruyu sorarken bile aslında, “Ben gerçekten sizden miyim?” demek istiyordu. Kardeşi olarak gördüğü Robb Stark’ın mücadelesine ortak olmaktan zevk duymuştu. Ancak Theon, başarıya ve saygıya hasretti… Bir kere karakteri hala tam oturamamıştı. Çocukluğunu ve ergenliğini geçirdiği Witerfell onun için biraz karmaşıktı. O kim olduğunu, kim olmak istediğini sorguluyordu. Ukala ve egoist hallerinin arkasında aslında bir kıyamet kopuyordu. Theon bunları dışa vuracaktı. Elbette bütün suç çevresinde değildi. Theon’un iradesi oldukça zayıftı. Seks delisi bir adam olan Theon’u Martin, oldukça ağır bir şekilde zaten cezalandıracaktı.

Theon Greyjoy – Greyjoy Ailesi ve Iron Islands

Bu kısma kadar Theon’un çevresini birazcık ele aldık. Ancak Theon’un yolculuğundaki en önemli yerler bunlar değildi. Ned Stark ne kadar adil bir adam olursa olsun, Jon Snow bile dışlanmıştı. Kaldı ki esir olarak gelen ve bir nevi uşak olan Theon’un tamamen bir aidiyet hissinde olamayacağına yukarıda biraz değindik. Ancak bununla da kalmıyor, Theon’un gerçek ailesiyle oldukça büyük problemleri var.

Kurtlarla büyüyen Theon, Iron Islands (Demir Adalar)’da kendini yabancı hissediyor. Babası ve ablası o ne derse desin takmıyor. Onu küçük görüyor, onun kendisini iyice bir sorgulamasını sağlıyorlar. Bunu özellikle babası yapıyor. Onu Stark olmasıyla suçluyor, onlardan biri olduğunu ve bir işe yaramadığını belirtiyor. Yani baskıcı, anlayışsız bir baba figürü var karşısında.

theon-greyjoy-iron-islands

Aynı zamanda kendi memleketinin halkı da onu önemsemiyor. Yani kendi gözünde ve dünyanın gözünde Theon, kurtlarla yaşamış sarı kafalı bir hiç! Eline birazcık güç geçmesi onun bambaşka bir insan olmasını sağlayabilir. Bu, güç geçmeden de olabilir. Theon, bu yüzden Game of Thrones dizisinin en önemli karakterlerinden birisiydi. Mükemmel bir karakter gelişimi izlenmişti. Aynısını Jamie için söylemek isterdik ancak son sezonun tek bir cümlesi, bu karakterin bütün gelişimini çöpe atmıştı. Theon Greyjoy’da ise bu durum böyle olmamıştı. Tam anlamıyla bir karakter gelişimine tanıklık etmiştik.

Theon Greyjoy “Yanlış Bir Seçim”

Theon, Robb Stark’a yardım amacıyla gittiği memleketi Demir Adalar’da beklenmedik bir karar verecek. Bir seçim yapacak, yukarıda bahsettiğimiz gibi Theon, babası ve ablasının etkisi altında kalacak. İradesi zayıf ve kim nereye çekerse oraya gidebilecek bir kapasitesi var. Burada babası onu aşağılıyor ve onu insan yerine koymuyor. Theon hayatı boyunca ezildiğini düşünen hırslı bir adam. Sonunda hırslarına yenik düşerek, içten içe kıskandığı Robb Stark’ın her şeyine göz dikiyor. Winterfell savunmasızken, büyüdüğü, evi olan yere saldırıyor.

theon greyjoy winterfell

Burada Theon’un karakteri birazcık ortaya çıkıyor. Theon, aslında son derece savaşmaya meyilli ve hırslı bir karakter. Hükmetmek onun da istediği bir şey. Bunu karakter ilk bölümlerde pek belli etmiyor ancak Winterfell’i aldıktan sonra bu ortaya çıkıyor. Theon Greyjoy neden bu hamleyi yapıyor? Zorlu mücadelesinde kardeşim dediği Robb Stark’a niye ihanet ediyor? Büyüdüğü bildiği her şeyi öğrendiği kuzeye nasıl böyle bir ihaneti reva görüyor?

Theon Greyjoy “Adam Olamayacak Çocuk”

Theon, babasını onurlandırmak ve şereflendirmek için bu hareketi yapıyor esasında. Babasının, ablasının ve gerçek halkının gözünde bir yer edinmek istiyor. Bunu yaparken hırsları, hükmetme isteği ve egosu birleşiyor. Böylece Theon Greyjoy ihanetini vicdanını kısmen rahatlatıp yapmış oluyor.

Game of Thrones evreni, muadillerine göre birazcık acımasız. Westeros diğer dünyalara benzemiyor, burada hiçbir tozpembe değil. Bozulan dostluklar, ihanetler kurulan bağlar, burada çok farklı. İşte Martin’in acımasız dünyasında Theon Greyjoy’un yeri…

Sör Rodrik’in canını alarak başladığı Winterfell işkenceleri, Stark çocuklarının aşırı derecede huzursuz edilip aşağılanmasıyla ve köylü iki tane çocuğun yakılması gibi olaylarla devam ediyor. Theon bir rüyaya dalıyor, Winterfell kendisine ait sanıyor. Burayı Demir Adalıların bir bölgesi yaptığı yalanına inanıyor. Bu yalan onu ve egosunu tatmin ediyor.

Benim Adım Reek (My name is Reek)

Theon Greyjoy’un yerini alacak olan bir kişilik… Bolton’un piçi Theon’u oyuna getirip ona kaliteli bir tuzağın yanında çeşitli akıl oyunları oynarken, onu eline alıyor. İşkencelere başladığı zaman Theon’a hak ettiği buydu! Diyoruz. Bazen Robb Stark’a ihanet etmesine rağmen, başına gelenlere üzülüyoruz. Çünkü Ramsay, çok gaddar ve acımasız. Theon’u öyle bir hale sokuyor ki, Theon artık Theon değil.

theon greyjoy ramsey bolton

Ramsay’de aslında Theon ile aynı yolun yolcusu. Ancak buna da başka bir yazımızda değiniriz. Ramsay, oldukça iyi bir kumandan, yetenekli bir okçu, acımasız bir işkenceci… Theon’a öyle ağır işkenceler yapıyor ki, organlarını teker teker vs… Uyguladığı bu işkencelerden kendisine adeta yeni bir insan oluşturuyor. Theon adını unutuyor, artık “Reek” oluyor. Ramsey, penisini bile kopartıyor. Theon dizide de kitaplarda da oldukça seks manyağı bir karakterdi. Ancak onun seks manyaklığı kitapta çok daha fazla yer bulmuşken, dizide o kadar bulamadı. Buna rağmen onun ne kadar önemli olduğunu Game of Thrones dizi uyarlamasında da gördük.

Ramsey, Theon’da ne varsa koparıp alıyor. Karakterini, kişiliğini, egolarını, hırslarını… Adını dahi alıyor. Reek, Ramsay’e adeta tapıyor. Stockholm sendromunun en canlı örneği oluyor. Bir köpek gibi o ne derse onu yapıyor. Robb Stark’ın ölüm haberini Ramsay, onunla dalga geçerek ona veriyor. Bu sırada Ramsay’i tıraş etmekte olan Theon, bu haber karşısında ağır bir darbe alıyor. Yüz ifadesinden anlaşılıyor, Robb Stark’ın ölümü onda derin bir etki bırakıyor.

Theon vs Reek

Theon,  Reek’in içinden çıkmak istiyor. Reek ve Theon’un her savaşında Reek kazanıyor. Ya da sadece öyle gözüküyor. Çünkü Robb Stark’ın ölüm haberini verdiği anda, Theon bir görünüyor. Sansa geldiği zaman, Theon tekrardan bir gözüküyor. Reek’in içinden böylece izleyiciye iki kez göz kırpmış oluyor. Uzaktan uzağa, Sansa’yı Ramsay’den korumaya çalışıyor. Ancak korkularının el verdiği kadar yapabiliyor bunu.

Yine de Reek bu savaşta üstün geliyor. Ramsay, Sansa’ya tecavüz ederken, bunu Reek’e yani (Theon’a) izletiyor. Bu aslında onun bir hatası çünkü gerçek Theon artık ortaya çıkmak için doğru zamanı bekliyor. Hiçbir şey yapamıyor, korkuyla beraber büyüdüğü Sansa Stark’ın tecavüzüne şahitlik ediyor. Ağlıyor zırlıyor, izleyici ondan yine nefret ediyor, işkence sırasında üzülenler onu küfür ediyor. Ancak yapabileceği bir şey yok. Henüz Theon Greyjoy içindeki Reek ve işkencecisiyle olan savaşını kazanabilmiş değil.

theon greyjoy reek

Theon henüz kazanamasa da öne geçiyor. Çünkü, Sansa kaçmak isteyince Sansa için kendi canını tehlikeye atarak cinayet işliyor. Bu tam olarak, Theon Greyjoy’a has bir hareket. Reek, korkak ödlek ve koca bir hiç! Theon ise bir adalı, savaşçı ruhu olan cesur bir adam.

Bunun akabinde Reek’in Theon olma savaşı devam ediyor. Sansa ile kaçıyor, onun için canını bir kez daha tehlikeye atıyor. Vicdanen rahat değil, Sansa’ya bu durumu da açıklıyor zaten.

sansa-stark-theon

Theon You’re a Good Man

“Bağışlanmak istemiyorum, ailene yaptığım şeyleri telafi edemem.” Diyor Theon. Artık kibir gitmiş, ego bitmiş.. Bunun yanı sıra Theon, “Benim gerçek babam başını Kralın Şehrinde kaybetti…” diyerek, Ned Stark’ın gerçek babası olduğunu da anlamış oluyor. Theon’un yoluculuğu burada da bitmiyor. Sansa kurtulsun diyerek kendini feda ediyor. Aslında canından zaten vazgeçmişti ancak o işkenceleri tekrar yaşama ihtimaline rağmen, Sansa için kendini feda etmek istiyor. Podrick’i kurtarıyor derken Reek artık gitmiş, yerine eski Theon’un bir kısmı gelmiş oluyor.

Theon Greyjoy, yolculuğuna devam ediyor. Iron Islands’a dönüp her şeye rağmen ablasının tahta geçmesini istiyor. Kendisi artık aklıyla düşünen birisi haline gelmiş. “Ben hükmetmeye uygun değilim.” Diyebilecek kadar olgunlaşmış. Karakteri ve kişiliği adeta yeniden şekillenmiş. Cercei’nin tarafına geçerse amcası ona kardeşini geri vereceğini söylese de Theon taraf değiştirmiyor.

theon-greyjoy-theon-youre-a-good-man

O hataları bir daha yapmıyor. Sadakatini koruyor. Bunun sonrasında, “Benim için değil, Yara için.” Diyerek, ablasına muhalif olan denizciyle dövüşüyor ve Demir Adalıların saygısını ve sevgisini geri kazanıyor. Ablasını kurtardıktan sonra onun çağrısına kulak asmayarak, görevi için Winterfell’e dönüyor.

Gerçek ailesi Stark’ların yanında onlarla birlikte, canını ortaya koyarak savaşmak için Kuzeye gidiyor. Oysa adasında güvenli bir şekilde oturup yaşayabilirdi. Ancak Theon, bunu yapmıyor ve hatalarının bedelini ödemek için, hafızasında yer edinmiş olan gerçek ailenin Stark hanesi olduğunu hatırladığı için, onlar için canını vermeye gidiyor.

Night King’in Bran Stark için geleceğini bile bile bir an bile tereddüt etmeden yerini alıyor. Bran Stark için canını ortaya koyarak savaşıyor. Burada Reek, tamamen ölmüş vaziyette ve yerini Theon Greyjoy almış durumda. Tek başına kalsa da savaşmayı bırakmayan Theon Greyjoy, Bran Stark’a zaman kazandırmak için ölümün üstüne korkusuzca koşuyor.

Ölmeden önce ihanet ettiğinde olaylara en çok şahit olan isim, Bran Stark ona, “Theon You’re a Good Man” diyor.

theon-greyjoy-theon-youre-a-good-man

Biz de diyoruz ki, Theon Greyjoy’u İyi bilirdik!

 

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.
  • EMRE
    7 ay önce

    karaktersiz in tekiydi ilk sezon dan son sezona kadar nefret ettiğim bir tiptir

    3
    yorum beğen