arama

Yarına Tek Bilet Film İncelemesi

yarına tek bilet
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • tuyann tuyann

Yayınlanmadan önce bir anda gündem olan Yarına Tek Bilet filmi, bildiğiniz üzere Netflix imzası taşıyan ilk Türk yapımı film oldu. Popüler bir yapım haline daha yayınlanmadan gelen filme neden böyle bir PR yapıldığını merak ederken, izleyince bunu anladım. Bu yazımızda Yarına Tek Bilet konusu, Yarına Tek Bilet incelemesi ve “sanat filmi yauv” yakıştırmasına değineceğiz…

Yarına Tek Bilet konusuna geçmeden önce bir bilgilendirme yapalım. Netflix’in Türk yapımı başka bir içeriği olan Atiye dizisiyle ilgili yazımızda, Metin Akdülger’in Netflix ile daha çok çalışacağından bahsetmiştim ancak bu kadar kısa sürede bir projenin geleceğini tahmin etmemiştim.

Atiye ile ilgili inceleme yazımız: Netflix’in Türk Dizisi Atiye

Bu gereksiz bilgilendirmeyi yaptığımıza göre içeriğimize dönelim. Yarına Tek Bilet filminin konusunu sizlere aktardıktan sonra inceleme kısmında gerekenleri söyleyeceğiz, bundan şüpheniz olmasın!

Yarına Tek Bilet Konusu

Filmimiz tesadüf eseri aynı trende aynı düğüne giden iki insanın tanışmasıyla başlıyor. Beyefendi duygusal, gizemli ancak eğlenceli de. Hanımefendi ise tam tersi biraz daha ciddi ve baskın bir karakterde. Esas oğlanımız (başka da yok gerçi) daha duygusal ve aşk acısını dışa daha rahat vururken, esas kadınımız (evet başka yok) daha karamsar ve sert.

Başlangıçta Leyla’nın bıkkın bir şekilde trene bindiğini görüyoruz. Bunun akabinde oturduğu yerin ve diğer üç yerin de sahibi olan Ali geliyor. Evet, ilginç bir tesadüf ikisi de düğün yolcusu. Leyla, biletini başka bir tarihe almış falan filan o yüzden böyle bir şeyler olmuş. Yarına Tek Bilet konusu da bu zaten, iki insanın tesadüfen aynı düğüne, üstelik eski sevgililerinin düğününe gidiyor oluşları. Ali’nin amacı belli, evlenecek olan eski sevgilisinin bunu inatla yaptığını ve aslında evleneceği kişiyi sevmediğini düşünüyor. Şiir okuyup onu bundan vazgeçireceğine inanıyor.

Yarına Tek Bilet filminin konusu bu kadar arkadaşlar. İki insanın tesadüf eseri aynı trene binip, aralarında geçen hikayeden ibaret. Ha, bir de spoiler olmasın tabii… (olabilirse)

Yarına Tek Bilet Film İncelemesi

Yarına Tek Bilet filmiyle ilgili yukarıda bahsettiğim bu PR çalışmasıyla başlamak istiyorum. Film özellikle sosyal medyada çok fazla abartıldı ve yayınlandığında bazı incelemelerde bunun bir sanat filmi olduğu söylendi. Böyle olunca da tabii hemen herkes bu filmin şöyle harika, böyle harika olduğunu anlatmaya başladı. Ancak gerçekleri görmek gerekiyor. Öncelikle Yarına Tek Bilet’in başlangıcında da görebileceğiniz üzere bu uyarlama bir film. Evet, Netflix’in ilk Türk filmi bir uyarlama! Ne kadar güzel değil mi? Neyse, bu konuyu geçelim. Sanat filmlerinde ne olur? Hani şekil olsun diye tuhaf bir kamera kullanımı olmaz mesela, gereksiz odaklamalar, gereksiz ayrıntıların görüntülenmesi falan değildir sanat filmleri. Kalitesiz bir görüntü sunmak hiç değildir.

Yol filmlerinin insanlar üzerindeki yoğun bir duygu bırakması gerekir. Bu filmde böyle bir şey maalesef yoktu. Senaryosu olabildiğince zayıftı. Sınırlı sayıda ve sınırlı oyuncuyla çekilen bu filmlerin insanların üzerinde ağır etkileri olması gerekirken, sanki bir sonraki bölümünü izleyeceğimiz basit bir dizi gibi ilerliyordu film. Diyaloglardan bahsetmek isterdim ancak yapamıyorum… Filmde akılda kalan tek bir cümle yok! Bu kadar sığ diyalogları dalga geçtiğimiz dizilerde bile görmüyoruz diyebilirim. Klişeleri geçiyorum arkadaşlar, bazı klişeler bu tarz yapımları kurtarabilir ancak buradaki klişe tutmuyor.

Karakterlere göz attığımız zaman Ali karakterinin biraz daha iyi olduğunu görüyoruz. Bunun sebebi kesinlikle Metin Akdülger’in oyunculuğu. Filmi en azından izleyebiliyorsak bunu Metin Akdülger’in oyunculuğuna borçluyuz. Ali karakteri eğer güzel bir hikayeyle ele alınsaydı uzun yıllar sonra hatırlayacağımız bir karakter olabilirmiş ancak olmamış. Evet iki karakter üzerinden giden filmde en azından karakterlerin derin ve anlamlı olması beklenir. Tamam beklenmez diyebilirsiniz ancak bu tarz yol filmlerinde bu böyledir. Bu karakterlerin ağızlarından bazen öyle çarpıcı cümleler gelmelidir ki bunu düşünmeniz gerekir. Bazen de klişe davranışlar sergilemesi gerekir. Ancak bu filmde çarpıcı diyalog yok, anlamlı diyalog yok, klişeler kotarmıyor.

Leyla’dan bahsetmeye gerek yok. Çünkü bana göre Dilan Çiçek Deniz’den tutun karakterin repliklerine kadar elle tutulur bir şey maalesef yok. Dilan Çiçek Deniz’in oyunculuğunu bu filmde beğenmedim. Biraz yapmacık ve abartı buldum. Karakteri ise senaryo kurbanı mı diyelim ne diyelim bilemiyorum.

Kısaca özetleyecek olursak, Yarına Tek Bilet filmi sığ diyalogların olduğu, ortaya koyulmuş bir senaryosunun olmadığı, bütün bir film haline gelememiş bir yapım olmuş.

Son olarak, Yarına Tek Bilet izlenir mi? Sorusuna cevap verip yazımızı bitirelim.

Biz tavsiye etmiyoruz ancak boş vaktiniz de izleyecek daha iyi bir şeyiniz yoksa neden olmasın ki?

Filmi izleyenler görüşlerini bizlerle yorumlar kısmında paylaşabilir. Bu incelemede yazılanlar bizim fikirlerimizdir ve siz bu filmi çok sevmiş olabilirsiniz 😊

  • Müzik ve Yaşam
    4 ay önce

    Güzel yazı olmuş tebrik ederim. 🙂

    1
    yorum beğen